Kayıt Tarihi: Monday, January 13, 2020 6:49 PM
Bu hastalıkta ERKEN TANI ÇOK ÖNEMLİ
Bülent Ecevit Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Emel Hazinedar, zona hastalığında erken teşhisin çok önemli olduğunu belirterek, "Genellikle beli bölgede kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtilerle başlar. Ağrılar arttığında mutlaka bir uzmana danışılmalı. Erken teşhis edildiğinde iyileşme oranı daha hızlı olabiliyor" dedi.

BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Dr. Emel Hazinedar, zona hastalığının su çiçeği virüsünün sebep olduğu bölgesel döküntülü viral hastalık olduğunu söyledi. Her insanın hayatının bir bölümünde yüzde 50 oranına zonaya yakalanma riski olduğunu ifade eden Dr. Hazinedar, "İlk enfeksiyon su çiçeği enfeksiyonudur. Sonrasında hayatımızın bir döneminde vücut direnci düştüğünde omurilik bölgesinde virüs yeniden alevlenerek ilgili sinir yoluyla derinin sadece o bölgesine enfekte ederek karşımıza çıkar. Döküntüden bir hafta önce o bölgede şiddetli ağrı kaşıntı veya farklı his değişikliği fark edilebilir. Her yaşta insan zonaya yakalanma riskiyle karşı karşıyadır insan. Bazen de önemli hastalıkların habercisi olabilir. Altta yatan vücut direnci düşüklüğünü atlamamak gerekir" dedi.

'HER YAŞ GRUBUNDA GÖRÜLEBİLİR...'

Sağlıklı bir kişinin tedavi edilmese bile zonanın kendiliğinden iyileşebildiğini anlatan Dr. Hazinedar, hastalığın çoğunlukla ise 50 yaş üstü kişilerde görüldüğünü söyledi. Zonanın kaşıntı ve şiddetli ağrıya neden olduğunu ifade eden Hazinedar, şöyle dedi: "Ağrıyla çok karşılaşıldığı için erken tedavi edilmesi bizim için önemli. Sağlıklı bir kişi zona oldu hastalığı geçirdi ve ağrı devam ediyorsa bununla da ilgilenmek gerekir. Vücut direnci düşük kişilerde farklı boyutlara olaylara sebebiyet verir nadirde olsa. Yaygın zonalar olabilir ya da daha değişik enfeksiyonlara yol açabilir. Zona her yaş grubunda olabilir. Çocukluluk çağında da olabilir. 80 yaşında olan bir insan hayatının bir bölümünde yüzde 50 oranında zona geçirebilir. Zona yerleştiği bölgede kırmızı zeminde su dolu keseciklerle kendini gösterir. Sona bunlar kabuk bağlayarak zaman içinde iyileşir."

ZONA HASTALIĞI NEDENİYLE TEDAVİ GÖRÜYOR...

Ereğli ilçesinde zona hastalığına yakalanan yerel gazete sahibi Fikri Kapan da yaklaşık 1 aydır evinde yatarak tedavi görüyor. Ani bir üşüme ile birlikte gelen ağrıyla hastalığa yakalandığını anlatan Kapan, şöyle konuştu: "İki gün yüksek derecede o ağrıları hissettim. Vücudumu açtığımda özellikle sağ göğüs üzerinde bazı küçük kabarcıkları fark ettik. Ertesi gün doktora gittik. Doktora gittiğimizde kabarcıkların göğsümde, göğüs altına ve sırt kısmına doğru yayıldığını gördük. Doktorumuz zona hastalığı olduğunu söyledi. Süreci anlattı bize ancak bir sürecin bu kadar olacağını tahmin etmiyorduk. İlaç tedavisi olarak bir kremi bir de antibiyotiği var. Bunların dışında pek fazla bir ilacın etkisi olmuyor. Zor bir süreç. Ağrıları özellikle baş ağrısı ve vücut ağrıları devam etti. Yaklaşık 10 gün sonra yaralar iyileşmeye kabarcıklar gitmeye başladı ama kabuk bağlamaya başladı. Bu süreçte ise ona iyileşme dönemi diyoruz ancak o dönemde vücuttaki hassasiyet meydana geldi. İçeriden ki, sanırım sinir ucundan batmalar acı ve kaşıntı ile beraber şu anda yaklaşık tedaviye başlayalı 23 gün oldu. İyileşme sürecinde olduğumuzu biliyoruz ancak çok acı ve sancılı bir süreç."

GAZETECİLER GÜNÜNDE AYAKT AOLMAYI ÇOK İSTERDİM…

10 Ocak Çalışan gazeteciler gününde rahatsızlığından dolayı evde yatmak zorunda olduğunu kaydeden Gazeteci Fikri Kapan “Yaptığımız gazetecilik işi yüksek derecede stres bulunduran bir meslek. Zaten hastalığın ana sebeplerinden bir tanesi de stres. 10 Ocak çalışan gazeteciler gününde, böyle bir günde ayakta olmayı çok isterdim. Yine çalışıyorum, koşturuyorum. Ancak yapacak bir şey yok. Bende elimden geldiğinde olabildiğince siteme haberleri atmaya çalışıyorum. Arkadaşlarım da bana yardımcı oluyor” dedi.

EN BÜYÜK DESTEKÇİM EŞİM VE ÇOCUKLARIM...

Yaklaşık 23 gündür ZONA hastalığı ile mücadele eden Gazeteci Fikri Kapan, bu dönemde en büyük destekçilerinin eşi ve çocukları olduğunu ifade etti. Kapan ayrıca iki torununun da kendisine büyük moral kaynağı olduğunu sözlerine ekledi.

 
Gösterim : 745
YORUMLAR
Web sitemiz 04.03.2012 tarihinden itibaren;
Toplam: 15610170, Bugün: 2308 kez ziyaret edilmiştir.