Kayıt Tarihi: 14 Eylül 2017 Perşembe 20:07
Seyahatnamelerde Ereğli
1961 yılının 6. Ayının 16'sında Eregli'de iki kuşaktır eczacı bir ailenin ikinci oğlu olarak dünyaya geldim.Turgut Reis Ilkokulu'nun ardından Galatasaray Lisesi'ni 1980'de bitirdim..On yaşlarından beridir kokusunda büyüdüğüm Memleket Eczanesi beni eczacı yaptı.Askerlik görevini yerine getirdiğim 1986-87 Çanakkale Deniz Hastanesi dönemi dışında dedemin eczanesinde babamla birlikte çalıştık.Halen üçüncü kuşak olarak dede yadigârı Memleket Eczanesi'ni sürdürmeye çalışırken 2004'ten bugüne Ecz. Sabit Duran'ın Ereğli Tarihi'ni yayınlamak üzerine başladığım çalışmalar beni bir yerel tarih tutkunu haline getirdi.Geçen yılsonu yayımlanan "Kastamonu ve Bolu Salnamelerinde Ereğli" adlı bir kitabım var..
Edouard Taitbout de Marigny

Fransa'nın soylu bir ailesinden gelmekte olan Şövalye Taitbout de Marigny, 1793-1853 tarihleri arasında yaşamış ve 1821 yılı başından itibaren Hollanda Kraliyet Hükümeti'nin hizmetinde Karadeniz liman kentlerinde konsolos yardımcılığı görevinde bulunmuştur.

Son derece iyi eğitim görmüş olup, anadili olan Fransızca dışında Eski Yunanca, Latince, Flemenkçe, Almanca, Rusça ve Türkçeyi iyi bildiği gibi, Çerkesler arasında bulunduğu sürece, Çerkes (Adıge) dilini öğrenmeye çalışmış ve bu dilde bir de sözlük hazırlamış olan de Marigny 1824’e dek Çerkesya’ya yaptığı üç seyahat sonrası yayımladığı Seyahatnamesi (1) dışında “Karadeniz ve Azak Denizi Kılavuzu”; “Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi, İstanbul Boğazı, Karadeniz ve Azak Denizi Hakkında Yeni Yelkencilik Talimatları” ve “Karadeniz Atlası” gibi eserlerinden de anlaşılabileceği gibi, önemli bir haritacıdır. Rusya’nın Karadeniz’e açılma girişimlerinin yaşandığı bir dönemin diplomatlarından olan de Marigny’nin bu araştırmaları, Kırım Savaşı sırasında İngilizceye de çevrilerek çok sayıda yeniden basılmış ve kullanılmıştır.

Hoepfner, 1845 yılında Ereğli’de bulunduğunu belirttiği Taitbout de Marigny hakkında eserinin “Herakleia’da Şimdiye Kadarki Araştırmalar” bölümünde şunları yazar:

Karadeniz kıyısının seyri hakkındaki ilk kesin planı, Odessa’daki Hollandalı konsolos Taitbout de Marigny çizdi. Aralarında “Baie de Pendéraklia”nın da [Benderereğli Körfezi] bulunduğu çok sayıdaki haritadan oluşan büyük ölçekli atlas, 1850 yılında Odessa’da yayınlandı. Deniz haritasının amacına uygun olarak, kıyı hattının krokisi tam olarak çıkarılmıştır. Koy alanındaki derinliği gösteren ölçümler, demirleme olanaklarını gösterir. Buna karşın arazinin şekline ve kentin durumuna çok az değer verilmiştir. (2)

1850 Odessa basımı olan Atlas de la Mer Noire [Karadeniz Atlası] eserinin 36. Levhası olduğunu Hoepfner’in belirttiği bu haritada Baba burnu; Çoban çeşmesi olduğunu tahmin ettiğimiz, o bölgede bir çeşme; Bozhane bölgesinde Eczacı Sabit Bey’in “Ereğli limanının içinde Bozhane İlkokulu’nun kuzey batısından başlayan Sait Efendi’nin bahçesinin olduğu yerlere kal’a yanı derler, Bu kelime burada kalyon inşa edildiğinden galet olarak “kalyon yeri-kalyon yanı) tabirinden galattır. Kalyonlar o devrin mühim harp gemilerinden olduğundan tersane mahallinin buna elverişli ve büyük olması iktiza ediyordu. Hatta bazı denizciler 1900 (1316) fırtınasında deniz kıyısına düşen gemileri bu tersanenin olduğu bahçe içinde büyük kazıklar dikerek bağlayup tespit etmek için çalışırken buradan buradan bir takım kararmış büyük ağaçların, kazıkların toprak altından çıkardıklarını ve babalarının söyledikleri tersanenin yeri burası olduğunu hikâye etmektedirler.” (3) şeklinde anlattığı tersane; “Dalgakıran kalıntıları” ile belirtilen Dökülü; çarşı önündeki İskele ve Kaletepe’deki Antik kale kalıntısı gösterilmiştir. Ainsworth’un 1838 tarihli haritasından sonra, Ereğli’nin ayrıntılı çizilmiş ilk haritalarından biri olduğunu kabul etmemiz gereken bu haritanın yer aldığı atlasta Amasra ve Sinop’un da ayrıntılı birer haritası bulunur.

de Marigny, 1850’de İstanbul’da yayımlanan Karadeniz ve Azak Denizi Rehberi (4) adlı 180 sayfalık kitapçığında Ereğli’den üç ayrı bölümde söz eder. Karadeniz’in genel özelliklerini anlattığı ilk bölümde “En geniş yeri, 331 mille küçük Bendereğli körfezinden [metinde golfe de Pendéraklia] Dinyeper’e kadardır.” ifadesini kullanır ve “Uygun demirleme noktaları ender, ancak bu denli geniş bir denizde seyretmenin tehlikelerini azaltmak için yeterli sayıdadır ve onları iyi bilmek gerekir.” diyerek bu kitabın yazılış amacını açıklar. (5) Rehberin bu bölümünde rüzgâr, iklim şartları ve denize akan nehirlerle dikkate alınması gereken akıntılardan söz eden yazar, 18. sayfadan itibaren “Rumeli Yakası” başlığıyla İstanbul Boğaz çıkışından itibaren Karadeniz’de seyretmenin özelliklerini anlatmaya başlar. 19. sayfadaki “İstanbul’a giderken ender olarak Asya kıyısı tarafından, boğazla Ereğli arasındaki bölgeden seyredilir, bunun nedeni bölgedeki uygun demirleme noktalarının azlığı ve kuzey-kuzeybatı rüzgârlarına yakalanma korkusudur.” tespitinden sonra sırasıyla, “Bulgaristan Kıyısı”, “Besarabya Kıyısı”, “Dinyester’den Pérécop berzahına kadar yeni-Rusya Kıyıları”, “Azak Denizi”, “Kafkasya Kıyısı”, “Anadolu Kıyısı” bölümleriyle devam eden Rehber, “İstanbul Boğazı” başlıklı bölümle sona erer.

“Anadolu Kıyısı” bölümünde, Bartın’dan sonra yer alan anlatım, aşağıdaki gibidir: (6)

Baba burnu. Filyos burnuna 32 mil uzaklıkta bulunduğu noktada dikkati çeken yön değişikliğiyle kayalık Baba burnu yükselir. Zirvesinde eski bir fenerin harabeleri vardır. Bu burun her bakımdan korunaklıdır.

Baba burnunun enlemi 41o 19’ 40’’

Boylamı 26o 05’ 00”

Bendereğli. [metinde Pendéraklia] Bendereğli körfezi Baba burnundan Kabasakal burnuna dek 2½ mil genişliğinde ve bir mil derinliğindedir. Teknelerin demirlediği yer kentin de bulunduğu kuzey bölümüdür. Baba burnundan ¾ mil uzaklıkta Bendereğli’nin ilk evlerinden itibaren yaklaşık 300 metre güneybatıya doğru yönelen antik bir mendireğin kalıntısından ibaret bir kıyı uzantısı vardır. Uç kısmı Baba burnunun 26o güneydoğusunda bulunur ve yaklaşık iki kulaç derinliğe sahiptir. Bu mendireğin oluşturduğu doğudaki küçük limanda denizin derinliği 4 ila 3 kulaç ve kumluktur, kıyıda 2 ila ½ kulaca düşer. Kıyıda, batıkuzeybatıdan güney¼güneybatıya bir sığınma olanağı sunan mendireğin kalıntıları batıdan gelen dalgaları keser.

Mendireğin kuzeybatısında, şehirle Baba burnu arasında kalan bölümde de demirleme tercih edilebilir, çünkü bu burun batı rüzgarlarını keser. Tekneler zemini kum ve çakıl olan 3 ila 4 kulaçta demirler. Yalnızca güneybatı rüzgarı bu noktada çok tehlikeli olabilir.

Körfezin ortalarına doğru sonda 6, 7 ve 9 kulaçta kum ve çakıl zemine ulaşır.

Bendereğli’nin enlemi 41o 17’ 00’’

Boylamı 29o 06’ 30”

Bendereğli körfezi Baba burnundan itibaren 52 mil batı, 7o güneyde bulunan Kefken adasının burnuna kadar olan sahilin eğimi Bendereğli Körfezi adını taşır. Melen ırmağının batısında, daha önce sahile yakın seyreden dağlar 27 millik Çalıkkaya burnunda (7) sona eren uzun bir kumsala izin verir. Bu noktada dağlar sahilde tekrar belirir ve 4 mil sonra Kefken’e ulaşır.

de Marigny, burada eski dönemlerde bir çok teknenin karaya oturmasına neden olan bir yanılsamadan söz ederek şunları da ekler:

Kefken’in 10 mil açığında bulunduğumda, açık bir havada, yüksek bir dağ zirvesinin batısında; oldukça uzakta güneydoğu yönünde tek başına bir zirve; güney 8o batı yününde daha yalnız bir zirve; güney 10o batı yönünde Kerpe iskelesine hâkim ikili bir üçüncü dağ zirvesi ve son olarak denize oldukça yakın durumda, güney 40o batı yönünde dördüncü bir zirve gördüm. Bu belirlemeleri yararlı olabilir düşüncesiyle veriyorum, bazı denizciler tarafından Kefken’in İstanbul [metinde Constantinople] boğazı girişine benzetildiğini duydum; bu noktada yanılmamak, çok önemli olsa gerek. Son iki dağ, denizden çok uzak olmadıkları için her zaman görülür; diğerleri her zaman görünmeyebilir düşüncesindeyim.

Tarih sıralamasına göre 10. Seyyahımız Ainsworth’ün ardından yayımlamamız gereken bu bölümü, çevirisini henüz tamamlamam nedeniyle bu ay yayımlayabiliyoruz. Şövalye de Marigny, de Saint-Martin ve de Hell-Laurens ikilisinden daha önceki yıllarda Ereğli’yi ziyaret etmiş ve anlatmıştır..

DİPNOTLAR

(1) Three voyages in the Black Sea to the coast of Circassia: including descriptions of the ports, and the importance of their trade: with sketches of the manners, customs, religion ... – Chev. Taitbout de Marigny – J. Murray – London, 1837.

Şövalye Taitbout de Marigny’nin Çerkesya Seyahatnamesi – Çev. Aydın Osman Erkan – Nert Yayıncılık – İstanbul, 1996.

(2) Herakleia Pontike-Ereğli, Eine Baugeschichtliche Untersuchung – Wolfram Hoepfner – Wien, 1966 s: 14

(3) Ecz. Sabit Bey’in Ereğli Tarihi Cild II– Sadun Duran – yayınlanmamış elyazması, Sayfa : 26.

(4) Pilote de la Mer Noire et de la Mer d’Azov par Chevalier Taitbout de Marigny, Consul-Général des Pays-Bas, membre de plusieurs sociétes Savantes, etc. etc. etc. – İmprimérie A. Coromila et P. Paspalll [Karadeniz ve Azak Denizi Rehberi – Şövalye Taitbout de Marigny, Hollanda Başkonsolosu, sayısız Bilim kurumu üyesi, vs. vs. vs. - A. Coromila ve P. Paspalll Basımevi] – Constantinople, 1850.

(5) Pilote de la Mer Noire et de la Mer d’Azov par Chevalier Taitbout de Marigny – Constantinople, 1850. Sayfa 11.

(6) A. G. E. Sayfa 166-167.

(7) Bugünkü haritalarda Pazarbaşı Burnu olarak geçer.

 
Gösterim : 603
YORUMLAR
Web sitemiz 04.03.2012 tarihinden itibaren;
Toplam: 7739442, Bugün: 797 kez ziyaret edilmiştir.